sanılanın aksine,,
1700lü yılları 1800lü yıllara bağlayan dönemde
dünya müziğine yön verenler
yalnızca mozart’la betovın’dan ibaret değildir,,
bir üçüncü üstad daha var,,
mozart’tan da betovın’dan da
daha büyük,,
o dönem avustralya henüz keşfedilmediğinden
adı sanı bilinmez
daha doğrusu,, herkes bilmediğini sanır,,
oysa avustralya’ya bu ismi veren de o’dur,,
avustralyalı şair ve bestekâr,,
üstad avustralya,,
onun mozart ya da betovın gibi
traji dolu medyatik bir hikayesi yoktur,,
hatta belki sağır doğsa onu tanırdınız,,
fakat maalesef üstad,,
sağır değildir,,
şiire ve müziğe üç yaşında merak salmış,,
ilk bestelerini dokuz yaşında
okulda
ingilizce derslerinde kaleme almıştır,,
o dönem,
avustralya keşfedilmemiştir ama
avustralya dünyayı çoktan keşfetmiştir,,
avustralya’nın bestelerini duyanlar
cennetten rüyalara dalar,,
içlerine üflenen bir ruhu hatırlarlarmış,,
onun müziği,, gönlü aşka diri tutarmış,,
bu bilgiler bizzat avustralya’yı ilk kez keşfeden
ingiliz kaptanın güverte jurnali kayıtlarındandır,,
ingiliz kaptan, gemisi sidney’e yanaştığında gelişmiş bir medeniyet bulur,,
fakat sokaklarda bir tuhaflık vardır,,
bu toprağın insanları yalnız bir tek konuyu konuşur,,
ingiliz kaptan, sokaklarda duyduğu bu,
sürekli avustralya sesinden
yeni keşfettiği bu kıtaya avustralya adını verir,,
o da çok etkilenir bu müzikten,,
ingiliz kaptanın ense kökü diken diken
bunu tüm dünyaya en ihtişamlı şekilde duyurmaya karar verir,,
ve sidney opera binası,,
üstad avustralya’yı ilk kez dünyaya duyuracak konseri ağırlamak üzere,
inşaaya başlanır,,
büyük gün geldiğinde
müziğin ve şiirin ve yeni bir mevsim yeni bir toprağın heyecanı ile
dünyanın en zengin ve en güçlü adamları,
smokinleri ve eşleriyle,,
17 şubat 1777’de
açılıştan saatler önce salonu doldurur,,
ki, mozart, da bu kalabalıkta bulunur,
ve meraklı bir kıskançlıktan çatlamaklıdr,,
ve ingiliz kaptanın yüzünde görünür bir gurur,,
üstelik açılıştan önce ona şeref nişanı bile takılacaktır,,
sidney’de akşam bu minvalde sürerken,,
üstad ortalarda yoktur,,
vakit iyice yaklaştığında
artık gözler onu aramaya başlar,, ama bulamaz,,
üstad, o gün evde bir karar vermiştir,,
uşağını ingiliz kaptana gönderir,,
ona tüm bunlar için müteşekkir olduğunu söylemesini fakat bugün katılım sağlayamayacağını bildirmesini tembihler,,ingiliz kaptan haberi aldığında dünya başına yıkılmıştır,,telaşla üstadın evine gidip
şunları söyler,,
ama üstad nasıl olur,,
bugün tüm dünya sizi tanıyacak ve şöhretiniz yüzyıllara yayılacak,,
nasıl olur da teşrif edemezsiniz,,
üstad, ingiliz kaptana müziği bıraktığını söyleyecektir,,
ingiliz kaptan duyduklarına inanamaz,,
çünkü der üstad,,
çünkü artık başım şişti,,
bundan sonra şiir,,
sadece şiir,,
