hazreti ivan osokin bazen ona ne oluyor bilmiyordu,,
bilmiyordu bazen uzun uzun daldığı boşluk, niye,,
hor görürdü kendini kalbi diri hissetmediğinde,
aklı biraz bile kendini yormadığında bazen,,
canının boyuna sıkılmasından işte boyuna,,
karşıdaki ev yansın isterdi izlemeye mesela zor gelince
sinemalara gitmek,,
bütün arabalar patlasın isterdi o trafikteyken,,
söz gelimi,, bir kuşu yaralı görse ölmek isterdi oysa,,
bir şeylere nefreti kabarır,,
kusardı elinden bir şey gelmezse,,
fakat, ne zaman bu boşluğu bulsa içinde,, karşı komşu kanser olsun isterdi,, eğer sabah işe gitmek için, aynı anda kapıyı açmışsa onla,,
böylesi tuhaf bir sabahta,, hazreti ivan osokin, uyanıverdi bir rüyadan,,
rüyamın konusu ise şöyle;
eğer yalnızlığımı görürlerse benimle konuşmazlar,,
ve bu sabah karar verdi,,
her şeyiyle kusursuz olmadan
dışarı adımımı atmamalıydı,,,
düşündü düşündü
hayret etti,,
buz tutmuş yargılarından
her bela dedi,,
benim yüzümden
keçileri kaçırdım,,
biri bir şey dese istemediği,,
yahut biri geçse yanından selam vermeden
saatlerce ağlardı,,
özledi çok özledi,,
o,,
kıza çok aşıktı,,
kız da onu sevdi bazen,,
kim ne yapsın beni dedi,,
isteyen insanlığının intihara fazlalığını
giyindi kuşandı,,
ve bu sabah karar verdi,,
ancak o zaman dışarı çıkacaktı
önce insanlığının kafasına sıkacaktı,,
bir balkonu vardı evinin,,
boynuna en güzel kokularını sıktı
bir demeç vardı dilime gelen,, konuştu,,
insanlığımın ölümünün ardından
elbet bir tören tertip etmek lazım gelecek
çünkü onu hepimiz büyüttük o,, hepimizin çocuğudur,,
böylesi bir törene başlamak için
bir dakikalık saygı duruşuna da durmak lazım gelecek
çünkü insanlığım biraz da saygındır,,
böylesi bir törende rahat hazır ol diye bağırması için askerliğini tamamlamış kel bir beden öğretmeni de lazım gelecek çünkü bu işi en kusursuz onlar yapar
ve insanlığım için durulan saygı duruşunun en çok böylesi makbuldür,,
